bir kaltagın nasıl kaltak oldugunu dinleyerek geçiriyorum günlerimi…
konuşuyor. konuştukça küfür ediyor. şımarık şımarık, övünüyor aldatışlarıyla…
gülüyor. inci gibi dişleri, ne ince ne kalın olan kırmızı dudakları, gözlerine düşen ince gülüşmelerin kıvrımları, öpüyorum.
gülüyor. oturup karşıma kadeh kaldırıyor dalga geçermiş gibi. üstüme basıyor. ince ufak ayaklarıyla temizliyor beni, karanlıgına düştügüm gözyaşlarının.
kitap okuyor bana bazen. unuttuğum küçük prenslerden bahsediyor. dalga geçiyor. beyaz, dik göğüslerinin ortasına yatıyorum. saçlarımda dolaşıyor. tutuyor beni.
biliyorum, beni geceleriyle aldatıyor. o kikirdeyişlerin altında oyalıyor beni. tanımıyorum. sadece konuşuyor. oyalıyor beni. masallar anlatıyor, kanıyorum. bagırıyor, susuyorum… sevişiyor benimle, kandırıyor beni..
biliyorum…beni kızıl bir geceyle aldatıyor. başka tanrılara anlatıyor beni. başka sulara sokuyor ayaklarını benim görmediğim.
bir kaltagın nasıl kaltak oldugunu dinleyerek geçiriyorum günlerimi…
yazdığım hikayelerden kaçan bir kaltak, karşımda benimle sevişerek geçiriyor ömrünü.
kalemi ne zaman bırakırsam o zaman öldürdügüm…

son cümlenin devamı gelmemiş mi?? yoksa tahmin ettiğim şey mi ?? :/
yarım kalmadı…