.Bir Hayal Dunyasi.

Kategori Dark Side

.öyle kayıp.

öyle yalan ki yüzün, dökülüyor iliklerine doğru, dilinin üzerinde tadımlık bir öpücük gibi, benimsenmiş, ko-ca-man yalanlar.

sana bakabildiğim kadar gerçek gökyüzü, ay, aşk, ve sevişmek.

seninle sevişmek, kolay bir gece kadar unutkan ve garip olmazdı sanırım. öyle bırakırdım bir bedeni, soluğu kesilmiş… saçlarının arasından nefesim akardı, hınca hınç, sana dokunmanın keyfini, dipdiri ölümler gibi çıkarırdım.

ama sen o sahte perdenin arkasında, başka roller sürerken yüzüne, dişleri dökük, geçmişi solgun, ayyaş aşklarla oynadın. Sonbaharlar geçti, sen ağlarken öyle kayıpsız, ben başka bir kentte ıssız bedenler aradım, öyle hiçsiz, bencil ve hain.

seni özlediğim akşamlar, karanlıklara düşürdüm bu gürültülü sağnak yağmurları. sen gözlerine biraz yaş sürerken, anlamadın beyazla boyanmış hileli gülücükleri. Onlar güzeldi…sen güzeldin, sen kendine sahteydin.

sana, döküntü bir fotoğrafta rastaladım sonrasında… öyle yaşlı ve hüzünlü.

…kayıptık.

.sabit.

20110606-033817.jpg

bazen sıkılıorum. öyle alıp başımı gidesim gelmiyor yada bir dilim pasta yemek pek yakın durmuyor bana…

ben… hangi beni seçsem diye öylece bakıyorum karanlığa. insanların yaşadığı yani gerçekten çok acı yaşamları dinliyorum. duyarsızlaşıyor hücrelerim. hiçbir anlamı kalmıyor içimdekilerin. boş…bir..sıkıntı hali işte.

televizyonlar ve seyyar satıcılar bağırıyorlar. gece bir garip, miskin.

unutuyorum…

.maskeler düşer.

Bazen maskelerimizi de indirmek gerek dostum.
Öyle parıltılı aynalardan seçemediğimiz yüzlerimize bakmak, cesaret kılıfının içinde saklanmış korkaklıkları atmak gerek bazen.
Şimdi mesela en sevdiğin meyvelerden bahsedelim. Bu sığamaz olduğumuz dünyayı unutup mutluluk taklidi yapalım.
Gözlerimizi bir kaç zaman kırıntısı içinde kapatalım.

unut..herşeyin döndüğünü, işleyişleri, ritmini, kendini…

öylece soyunalım.

herkes bize bakarken, çıplaklık kadar yalnız kalalım….dostum.

yalan söyleyelim birbirimize, onların hiç görmediği aynaların içinde.

Dili tutulmuş itiraflarımızı unut. Dudaklarını benim dudaklarımın üzerine koy. Öyle karman çorman hiçbir şey anlamayarak, sakin rüzgarların sabahında, bizden geriye sadece yeni içilmiş çay fincanları dursun masanın üzerinde..

ve beni böyle gülerken hatırla dostum, unuttuğun gün batımlarından sonra.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 98 other followers