.Bir Hayal Dunyasi.

Kategori Old Stories

.senin için.

Ben bencil birisiyim. Ve senin için birkaç ahımdan sonra sigara yaktım. Bir süre sonra bugün, senin sarı saçlı fotoğraflarına rastladım, en rastlanmaması gereken zaman duvarlarının arasında.

Ne biliyim, soğuk buralar. Anlarmısın bilmem.

Eksiksin. Pencerelerinin köşesinden kendine dair ne anlatırsın bilmem. Nasıl görüyorsun aynada kendini, neyi, neleri düşünerek yemek yer, rüzgara uzanır, bir başkasını seversin ?

Bozuk sigara kokusu, anlamsız uzaklık duygusu ve kelimelerini biriktirdiğin herşeyi seviyorum.

Bu gece, sana, üzerine diktiğim hayallerimin hangi renklerini giymek istersin sen seç.

Neyse…

.maskeler düşer.

Bazen maskelerimizi de indirmek gerek dostum.
Öyle parıltılı aynalardan seçemediğimiz yüzlerimize bakmak, cesaret kılıfının içinde saklanmış korkaklıkları atmak gerek bazen.
Şimdi mesela en sevdiğin meyvelerden bahsedelim. Bu sığamaz olduğumuz dünyayı unutup mutluluk taklidi yapalım.
Gözlerimizi bir kaç zaman kırıntısı içinde kapatalım.

unut..herşeyin döndüğünü, işleyişleri, ritmini, kendini…

öylece soyunalım.

herkes bize bakarken, çıplaklık kadar yalnız kalalım….dostum.

yalan söyleyelim birbirimize, onların hiç görmediği aynaların içinde.

Dili tutulmuş itiraflarımızı unut. Dudaklarını benim dudaklarımın üzerine koy. Öyle karman çorman hiçbir şey anlamayarak, sakin rüzgarların sabahında, bizden geriye sadece yeni içilmiş çay fincanları dursun masanın üzerinde..

ve beni böyle gülerken hatırla dostum, unuttuğun gün batımlarından sonra.

.başı boş kayıplar.

Ben Galata’yı şarapla sevdim.

Arkasında kaybolduğun o dar sokaklarda bıraktım sevdiğimi.

Senin bildiğin masallar gibi değildi Şubat.

Şimdi sahneler birbirine benziyor. Aynı perdeler süpürüyor günahlarını.

Ama ben her gün onu daha çok özlüyorum.  Yitirirken daha çok özlemek…Tutunamaya çalışmak gibi.

Zaman geçmemiş gibi, hiç olmamış gibi, olabildiğince duygusal.

Şimdi rüzgarlarını kaybetmiş gemiler gibiyim, yahut kuraklık çeken limanlar gibi… bomboş..

Ufak meltemlere kapılan delikli yelkenliler gibi, başı boş.

Yelkovan sadece boşuna sevişen bir kaltak gibi.

Her şey dün gibi… gelicekmiş gibi. onu bıraktığım gibi.

Aylardan Temmuz.

Ben üşüyorum.. başka bir şey söylemeye gerek yok.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 98 other followers